KÜRT DİLİ VE EDEBİYATININ TARİHİ

NexsePek çok arkeolog, neolitik devrim ile gelişen ilk dil ve kültürünün Toros ve Zagros dağ eteklerinde oluştuğuna dair hemfikirdirler. Zamanla tüm dillerin kökü olan Ari (Hint-Avrupa)dili meydan gelmiştir. Yapılan araştırmalara göre MÖ. 9000 yıllardan beri dil fiziksel yönden çok kültürel olarak Hint-Avrupa coğrafyalarına yayılmıştır. MÖ. 20000-15000 yıllarında yani dördüncü buzul çağının sona ermesi ile birlikte Ari dili ve kültürü yukarı Mezopotamya topraklarında Aryen topluluklar ve Proto-Kürtler tarafından geliştirilmiştir.  Göbekli Tepe (Urfa) da yapılan araştırmlara göre, MÖ. 12000 çağlarına ait pek çok değerli ürünler, hayvan resimleri, heykel ve tapınak duvarlarında bulunan hiyeroglif yazılar Proto-Kürt toplumu tarafında bulunmuştur.

Kürtler ilk olarak (Sümerlerin isimlendirmesi) MÖ. 3000-2000 Huri adı ile tarih sahnesine çıkmışlardır.

Kürtlerin içinden geçtikleri dönemler

  1. Aryen dönemi
  2. Sümerler dönemi
  3. Huriler dönemi
  4. Avesta(Med) dönemi
  5. Eski Kürt dönem
  6. Orta Kürt dönemi
  7. Yeni Kürt dönemi

Tarihsel belgelere göre, Kürt dilinin tarihsel gelişimi şu şekilde sıralanmıştır.

1. Aryen dönemi

Kürt müziği ve oyunları Ortadoğu da en canlı ve sanatsal değere sahip bir kültüre sahiptır. İnsan Kürt kültürünü en çok müzik ve folklorda görebilmektedir. Ayrıca Kürt kadınının aseletli duruşu ve giydiği kıyafet tarzı ile, oturuş ve kalkışı o bütünselliği görebilmektedir. Kürtlerdeki aselet duruşu kaynağını ilk çağdan almaktadır.

Kürt masalları ve folkloruna baktığımız zaman, görüyoruz ki destan içeriklidir.  Olay ve olguları daha çok kahramanlık destanları ile dile getirmişlerdir.  Bizler bu gerçeği Gılgamış, Semiramis, Nuh Nebi tufanı, Mem ile Zin, Meme Alan ve Derveşe Abdi destanların da görmekteyiz. Bu asaletin temel sebepleri Kürdistan’ın yalçın dağları, Kürt halkının uzun süre işgalci güçlere karşı sürdürdükleri aralıksız mücadele tarihsel etki yaratmıştır.  
Son dönemler de Huri diliyle yazılmış pek çok belgeye rastlanmıştır. Orkiş (Amude) şehrinde ve Hititler de elde edilen belgeler, Huriler hakkında kapsamlı malumat vermektedir.

Yapılan araştırmalara göre Huriler MÖ. 6000 neolitik kültürü ve dil devrimini kurumlaşmaya götürerek Tel Xelef kültürünü geliştirmişlerdir.

Zaten Sümerler MÖ. 3000’lerde Huri ismini yani dağ halkı olarak tanımlamakta oldukları Kürt toplumunu tarihin çeşitli evrelerinde, kendi varlıklarını Kurti, Huri, Mitani, Goti, Sobari, Kasti, Nairi ve Medler olarak  değişik isimlendırmelerle aynı kültür ile sürdürmüşlerdir.
Sümer belgelerine göre tarih yazılı olarak başlamıştır. Bunun temelini oluşturan Kürt toplumudur ve tarih sahnesinde öncülük rollerini oynamışlardır.

Sümerler Kürtleri; Kurti, Huri,Goti, Nairi vb. şekilde adlandırmışlardır.

  • Kurti: yüksek yer, ti-eki aidiyeti ifade etmekte
  • Huriler: yüksek memleketli halk
  • Gutiler (Gud=öküz olup halen Kürtçe’de bu anlamda kullanılmaktadır) ‘sığırlı halk topluluğu’ anlamına gelmektedir.
  • Nairiler: su halkı. İki nehir (Dicle ve Fırat) arasında yaşayan halk

Burada ortaya çıkan temel nokta huri, guti ve nairiler Sümerlerle iç içedirler.

Huri dili Aryen kökenlidir. Huri dilinden pek çok söylem ve kelimelerin Sümer diline geçtiği tespit edilmiştir. Ekin, ödenek ve tarım araçların isimleri…

Çöl gemisi (deve)  semttik dilinden gelmekte. Pek çok örnek ve temel öğeler haysiyet divanı Sümer dilinde ve kültüründe de görülmüştür.

Ancak Derveşe Evde’nin destanı benzer destanlarda Sümer tabletlerinde yazılan yazılarda belirtilmiştir ve benzer destan MÖ. 2000 de yer almıştır. Aynı zamanda Şengal (Sincar) alanında GİRO ismindeki bir genç kızın ismi ile adlandırılmış, bir halk kahramanı olarak ta söylenmektir. Giro şiiri ve MÖ.2000 tabletlerin üzerine yazılan yazılar ve Derveşe Evdi destanı arasında müthiş bir benzerlik söz konusudur.

Tanrıça İnnana-İştar inancı ve Sterk arasında bir benzerli söz konusudur. Özelikle Nuh destanı ve Gılgamış destanında da bir benzerlik vardır. Mitolojik anlamda da Huriler Sümerleri etkilemiştir. Kısacası yazılı tarih göstermektedir ki, Kürt dili ve kültürü ilk olarak dil devrimi ve çiftçilik ile Mezopotamya topraklarında, yani Kürdistan topraklarında bir kimlik gibi yer edinmiş ve kurumlaşmıştır.

Bu süreçlerden sonra medeniyetin ilk süreçlerinde farklı zaman ve mekânlarda değişik isimlerle; Huri, Goti, Kasit, Mitani, Nairi, Med vb. şekilde yaşamlarını sürdürmüşlerdir.

Ayrıca Kürt toplumu, çevre toplumlarını da etkilemiştir. Heredot tarihinde açık bir şekilde ifade etmektedir ki bu kültür ve dil Helenler üzerinde de etki yaratmıştır. Temel kaynakları da Medlerdir. Helenler MÖ.900-400’ de Medlerin etkisinde kalmışlardır.

Ari kelimesinin iki anlamı vardır; birincisi ateş anlamına gelmekte, ikinci olarak ta toprak-yer anlamını taşımaktadır. Ari kelimesi etimolojik olarak Kürtçe bir kelimedir. Tarihsel araştırmalara göre, bu süreç MÖ. 12000’den MÖ. 4000’lere kadar Proto-Kürtlerin öncülüğünde gelişmiştir. Aynı zamanda ana-kadın öncülüğünde gelişen dil devrimi, Aryen kültüründe çok etkili bir rol oynamıştır. Önder Apo bu konu üzerine şu değerlendirmeleri yapmıştır ‘‘Dil grubu-Aryen edebiyatı hem dil konusunda hem de temel düşünce ve duygularda derin bir köke sahiptir. Bu da tarih ve coğrafik koşullarla bağlantılıdır. MÖ. 12000-4000 yılları arasında uzun dönem yani yerleşim ve kurumlaşma bu kültürü ve dilini açımlanmaktadır. Bu döneme yakın her türlü çömlekçilik, tarlaların ekimi için öküz boyunduruğu, hayvanlar, tekerlek, dokuma, el değirmeni, sanat vb. pek çok şey kullanmışlardır.  Ayrıca günümüzde de halen bu kültür aletleri ve isimleri kullanılmakta, bu da çekirdek yerin kimliğini aydınlatmaktadır.  Günümüzde de Avrupa dilinde kullanılan pek çok kelime buradan kaynağını almaktadır. Bu kelimelerden bir kaçını sıralayalım: Geo-cih, erd, jin, roj, bira, mur, mirin, sol, neo-nu, ga, giran, gram, meş, xwede-guda, gudea vb.

Ayrıca yapılan arkeolojik araştırmalarda MÖ. 12000 yıllarında, ilk hiyeroglifli yazılarının da bu çağda, Urfa Göbekli Tepe tapınaklarında da görülmüştür.

 

2. Sümerler dönemi:

Sümerlerin çıkışına ilişkin pek çok görüşler vardır. Bazı belgelere gore, Sami oldukları, bazılarında da Ari, hatta bazıları da cok ayrı bir ırktan olduklarını söylemektedirler. Sümerlerin oluşumu,  Ari kültürüne karşı olan Sami gruplarının saldırıları ve Arilerin hem fiziksel hem de kültürel olarak yayılması Aşağı Mezopotamya da her iki grubun yani Ari ve Sami kültürlerinin sentezinden meydana geldiğini ortaya koymaktadırlar. Uygarlık Sümerler de başlamıştır. Her ne kadar köklerini uygarlıktan (şehirleşme) almış ve toplum karşıtı bir oluşum olsa da pek çok yeniliklerin kaynağı Neolitik devriminin ürünleridirler. Hiyeroglif ve çivi yazıları gibi. Sümerlerin çivi yazalarında Ari dili ve kültürünün büyük bir etkisi vardır. Örneğin; Kur-bılınd, welate bılınd, Çiyayi-ti aidiyeti ifade eder, Kurt-Kurd, Nuh-nu (yeni), Gıl-ga-miş= gaye mezin (büyük boğa) vb.

Bu çağda çivi yazısı 36 harflerden meydana geliyordu. Kürtlerin öncüleri de 6 harf daha fazlalaştırarak 42 harften çivi yazısını geliştirerek edebiyatta kullanmışlardır.

 

3. Hurilerin Dönemi

Bu dönem, Aryen kültürünün döneminde başlamış ve Aryen kültürü bu dönemde belirleyicidir. Arkeolojik, Etimolojik, Etnolojik ve Antropolojik araştırmalarına göre bu dönemin gelişimi Kürtlerin öncülüğü ile olmuştur.

Önder Apo’nun da belirttiği gibi: “Verimli Hilal’deki hangi dil ve kültür grubunun otantik olduğuna ilişkin tartışmalar daha çok önem kazandı. Yorumladığımız biçimiyle ‘Aryen’ grupları denen Proto-Kürt, Fars, Afgan, Belluci grupları öncelik kazanmaya başladı. Özellikle Proto-Kürtler olan Hurrilerin dil yapısı anlaşılınca, otantik halklara dayalı Aryen dil-kültür aidiyeti netlik kazandı. Benim de şahsen doğru bulduğum tez, neolitik devrimin çekirdek bölgesinin ancak bu dil ve kültürü yaratabileceğine ilişkindir. Çekirdek bölgenin de Toros-Zagros sisteminin çizdiği kavis olduğu, Verimli Hilal olarak da adlandırılan bölgenin Aryen dil ve kültürünün merkezini oluşturduğu kesinlik kazandı.” Denilebilir ki bu şekilde Huriler (Aryen dil ve kültürü) Hint-Avrupa dil ve kültürüne öncülük etmiş ve köklerine dayanan temel sorunu çözmüştür.

Babiller döneminde, Kürtlerin pek çok eski belgeleri Arami alfabesi ile yazılmıştır. Bu belgeler doğu Kürdistan’da Hewraman bölgesinde bulunan mağaralarda bulunmuşlardır. Ayrıca geyiklerin derisi üzerine yazılan bu tür belgeler bulunmuştur.

 

4. Avesta Kürtçesi

Bu Kürtçe, Zerdüşt öncülüğünde medler döneminde gelişmiştir. Yapılan araştırmlara göre Awesta 44, 48 ve 60 kelime ile yazılmıştır. Awesta her ne kadar Pehlevi dili ile yazılmış olsa da dili medçedir. Ortadoğu da ilk defa, edebiyat yönünden bu kadar güçlü bir dil ortaya çıkmaktadır. Bu kadar güçlü olan Kürt edebiyatının yardımı ile, Zerdüşt öncülüğünde Farsların içinde Zend Avesta ile Hintliler içinde de adımlar atılmıştır. Medlerin yıkılması ve Zerdüştün vefat etmesi ile birlikte, yazılı Kürt edebiyatında bir zayıflama oldu ancak İskenderin gelişi (MÖ.330) birlikte yazılı Kürt dili üzerine çok büyük talanlar meydan geldi. Bu talan ve katliamların sonucunda Avesta ile birlikte 17 cilt ve pek çok yazılar ortadan kaldırıldı.

 

5. Eski Kürt dili

Yunanlılar ile başlayan ve İskendere kadar devam eden bir süreçtir. Bu dönem de her ne kadar Kürtler, Farsça ve Yunan harfleri ile Kürt edebiyatının ürünlerini yazmış olsalar bile, genel olarak Kürt edebiyatı sözlü olarak korunmuştur. Kürt dili çok fazla yabancı dillerin etkisine girmedi ancak bir yenilikte sağlayamadılar.

Bu süreçte Yezidiler tarafından 31 kelime  kulanılmıştır. Bu kelimlerle kutsal kitapları olan “Mıshefa Reş ve Kitap’ûl Cilwe” yazmışlardır. Pek çok vezir yazılarını şiirsel bir şeklinde yazılarını geliştirmişlerdir. Yazılarını genel de hayvan derileri üzerine

 

6. Orta Kürt dili

İslamiyet MÖ. 640 yıllarında Kürdistana geçiş yapmaktadır ve İslamiyetin geçişi ile birlikte Arap alfebesi Kürtler arasında olumsuz etkiler yaratır ve egemen olur. Bu süreçte, en çok Kürt toplumu içinde, dil ve kültürü üzerine asimilasyon gelişmektedir. Örneğin çocuklarına Arap isimlerini takmaları, kılık ve kıyafette vb. etkiler yaratmış, İslamiyetin ürünleri Kürdistan’da Arapça dili ile okunup yazılmıştır. Arapça dili edebiyatının etkisi ile Arap kelimeleri ile, Kürtlerin ürünleri çıkarılmıştır. Her ne kadar Kürtçe düşünülse de, ürünler Arapça yazıldığı için zamanla Arapça dili daha etkili olmuştur. 1600 yıllarına kadar da pek çok Kürt yazarları yarı yarıya Arapça ürünler çıkarmışlardır. Örneğin; Baba Tahire Hemedani’nin yazdığı Divanlar, Meleye Bati’nın mevlütleri, Meleye Ciziri’nin Divanları, Ahmede Xane’nin Mem ve Zin destanı vb. Kürtler egemen devletler tarafından dört parçaya bölündükten sonra Arapça, Farsça, Türkçe Kürt tarihi, kültürü ve dili üzerinde büyük bir etki yarattı. Hatta pek çok sanatçı ve şair Kürtçe olan kendi şiirlerini Türkçe, Arapça ve Farsçaya çevirmişlerdir.

 

7. Yeni Kürtçe

Sanat kervancıları Kürt edebiyatını destan, şiir, masal ve değişik din beytlerini sözlü folklarik edebiyatını geliştirip günümüze kadar getirmişlerdir.

Celale Xanıma Loristani, Fatma Loriya Goristani, Mesture Kurdıstani Sine, Nalin Şarezori, Haci Qadiri Koyi, Piremerd, Celalet Ali Bedirxan, Mithat Mikdat Ali Bediraxan, Erebe Şemo, Qenate Kurdo, Osman Sabri, Cegerxwin, Mehmet Uzun,  Musa Anter, Mihemed Şexo, Şerko Bekes vb. ünlü kişi pek çok Kürt edebiyatını  kendi ürünleri ile Kürt edebiyatı ve kültürünü günümüze kadar getirmişlerdir.

Bilindiği gibi bu süreçlerde Kürt halkı 28 defa inkar ve imha siyasetine karşı direnişler geliştirmişlerdir.

Yani Kürt dilini, Kürdistan dergisi (1898) öncüleri  Celaded Bedirxan ve  onların ardılları olan Erebe Şemo, Qenade Kurdo gibi kişilerle ele alabiliriz. Bu süreç Kürt dili ve kültürü açısında da direniş sürecidır. Pek çok Kürt yazar ve aydınları, bu süreçte Kürt dili, kültürü ve edebiyatı için direniş sergilemiş ve geliştirmek için çaba sarf etmişlerdir. Bu süreçlere kadar bu çalışmalar ülke dışında yürütülüyordu ancak Kürt ve Kürdistan gerçeğine göre yürütmekteydiler.

Bu sürecin başlangıcından 1970 yıllarına kadar devam etti. Ancak PKK’ın çıkışı ile birlikte durumlar değişmektedir. PKK’ın kuruluşu ile bu çalışmalar hem ülke de hem de ülke dışında sürdürülmeye başlandı. Önder Apo’nın öncülüğünde Arap, Türk ve Farsların talan edilen, asimilasyona uğrayan ve yasaklanan Kürt edebiyatı yeniden kendi doğasına ulaştırmak için kan emicilerin pençelerinden çıkartılmıştır. PKK’nın kuruluşundan bu yana pek çok tarihi yazılı eserler ortaya çıkmıştır. Kendi ana dilini unutan Kürt halkı, çağdaş Kürt dilini yaratma çabasına girdiler ve bu süreç günümüze kadar devam etmektedir.

Sonuç olarak, tarih kayıtlarına göre, Kürt dili, 10 ile 15 bin yıl boyunca Mezopotamya toprakların da en eski ve tarihi bir dil olarak varlığnı sürdürmüştür. Bu eski tarih Huriler, Gotiler, Kassitler, Mitaniler, Nairiler, Medyalılar vb. bu dil ile doğal toplumu oluşturmuşlar ve kültür yaratmışlardır. Zend Avesta gibi kitaplar yazmışlardır. O günden bu yana bu dille yaşamlarını sürdürmüşlerdir.

DARA MALBATA ZIMANÊ CÎHANÊ

Aryen (Hint-Avrupa) dillerinin kısımları

Kürt dili yeri Aryen (Hint Avrupa) dil kısımlarında şu şekildedir:

  • Hint Avrupa dilleri
    • Hint İrani dilleri
      • İrani diller
        • Batı İrani dilleri
          • Kuzey-batı İrani dilleri
            • Kürt dili ve orta İrani dilleri
              • Kürt Dili
                • Kurmanci
                • Sorani
                • Hewrami (Hewremani)
                • Zazaki-Gorani

Kürt alfabesi

Bütün Müslüman halkların ve ulusların dillerinde Arap dilinin egemenliğinin etkisi vardır bu açık bir şekilde göz önündedir. Ayrıca İsevi halkının gerçeğinde de Latince alfabesinin etkisi ve öğretimi ile karşılaşmaktadır. Bu durumun temel nedeni de din ve inancın etkisidir. Çünkü cami ve Kur’an dili Arapça, kilisenin dili Latince’dir. Bunun dışında da, bütün komşu halklar mekândan dolayı, dil konusunda birbirlerini etkilemişler ve bu dört dil de birbirlerine kelime vermişlerdir, almışlardır. İran edebiyatı bir süre Kürtçe, Arapça ve Türkçeyi kendisine mecbur kılmış bunun içinde o dilin kelimeleri halkların dilerinin içine karışmıştır. Buda normal ve doğal bir durumdur.

Kürtlerin bu güne kadar kullandıkları alfabeler şunlardır:

  • Kürt Yezidilerinin alfabeleri: yüzlerce yıldır bu alfabe Kürtler tarafından kullanılmakta ve 31 tipten oluşmaktadır. Sağdan sola doğru yazılmaktadır. Bazıları bu alfabeye Sıre (yani, Arapça huruf el- sır) de demektedir. Yezidilerin kutsal kitabı olan Mıshefa reş ve Cılwe bu alfabe ile yazılmıştır.
  • Arapça Kürt alfabesi
  • Latince Kürt alfabesi
  • Kîrîlî Kürt alfabesi

Bu alfabelerin dışında, doğu Kürdistan Zewe bölgesinde gümüş tepsisinde göze çarpan bir yazı daha var. Bazı araştırmacılara göre bu yazı 800 yıl yani MÖ.‘sine dayandırılmakta, Medlere ait olduklarını belirtilmektedir. Bu belgenin dışında, bazıları başka yerde de bu yazı türüne rastlamışlardır.

 

Kürt Dilinin Lehçeleri

Coğrafik dağılıma göre, Kürt dili Avrupa ve yabancı ülkelerinin dışında da özelikle Kürtlerin yaşadıkları kendi coğrafyalarında yani bütün Kürdistan bölgelerinde dillerini kullanmaktadırlar. Her ne kadar şehirleşme gelişmiş olsa da bu şehirlerde yaşayan insanlar, pek çok halklar doğudan batıya tüm ülkelere dağılmışlardır. Bunun için de bu kadar geniş topraklarda Kürtçe dilini pek çok lehçenin oluşumunu sağlar.  
Şerefxane Bitlisinin kitabına göre, Kürt lehçesi, aşiret, Kürt grupları dil, gelenek ve görenek konusunda toplumsal durumlarda her dört parçada farklılıklar gösterirler:

  • Kurmanci
  • Lori
  • Kelhuri
  • Gorani

Kuzeyde (Kurmanci) ve güneyde (Sorani) kullanılan Kurmanci lehçesi iki temel lehçelerdir. Bu iki lehçe de yazılı edebiyata sahip lehçeler olarak kabul edilmektedir. Son dönemlerde Kırmancki lehçesi (Dımilki-Zazaki) de yavaş yavaş yazıya geçiş noktasında adım atmaktadır.

Kürtçe lehçelerinin içinde en çok konuşulan Kurmanci lehçesidir. Kurmanci lehçesi Kürtlerin yaşadığı her yerde kullanılmaktadır. Kurmanci ve Zazaki konuşan Kürtlerin çoğu kuzey Kürdistan’da yaşamaktadırlar. Bazı yerlerde örneğin orta Anadolu ve Karaçdağı Şexbizinilerin yaşadığı yer. O da Sorani lehçesidir. Lehçelerde yaşanan karmaşa çoğu zaman adlandırmalarda ortaya çıkmakta. Örneğin: Kuzeyde kullanılan Kurmanci lehçesi, güneyde <Behdini> ve doğuda da <Şıkaki> olarak tanımlanır. Ayrıca aşağı Kurmanci lehçesi de, <Aşağı Kurmanci Lehçesi>, <Sorani> denilmektedır. Bu karmaşa Dımılki lehçesinde de ortaya çıkmaktadır. Örneğin; <Kırdıki>, <kırmancki>, <Dımıli>, <Dersimki>, <Sobe> vb. isimler kullanılmaktadır. Ayrıca yukarı Kurmanci lehçesi için de, Hewraman için de <Gorani> kullanılmaktadır. Yukarıda verdiğimiz örneklerden de ortaya çıkan sonuçlara göre de pek çok araştırmacı ortak görüşe sahip. Örneğin; kurmanc, Kırmançki ve Kırdıki’dirler. Diğer isimlendırmelerin hepsi bölgesel ve aşiretseldir.

Kurmanci

Kurmanci veya Yukarı Kurmanci Kürt lehçelerinden biridir. En çok kullanılan lehçe Kurmanci lehçesidir. Kurmanci lehçesini en çok kuzey Kürdistan ve güneybatı Kürdistan, Kürdistan kuzey bölgesi (Güney Kürdistan) doğu Kürdistan, Ermenistan, Horasan, Kafkas Kürtleri içinde, Orta Anadolu ve diaspora (Avrupa, Amerika) arsında kullanılmaktadır.

Zazaki

Zazaki (veya Dımılki, Kırdki, Gıni, Kırmancki) Kürt dilinin lehçelerinden biridir. Bazı batı filologlarına göre batı Dımılkinin şive olmadığını, ancak bir Kürt dilidir. Yani onlara göre Kürt lehçesinin kendi başına bağımsız bir dil olduğu ve Kürt diline  “Kürt dilleri” denilmesinin daha doğru olduğu belirtmektedirler.

Gorani

Gorani yada Hewramani Kürt lehçelerindendir. Hewraman bölgesinde kullanılır.

Kırmanşah

Kırmanşah lehçesi Kırmanşah, Lorıstan, Goran ve İlam bölgelerinde konuşulur. Kürt lehçelerindendir, Hewraman ve Sorani lehçesine benzer, özelikle Leki’ye yakındır.

 

Kürt lehçelerinin şiveleri
Pek çok lehçe ve şiveler; mezhep, yer, aşiret ve dinlerle ortaya konulmuştur. Bunun için de çok karıştırıldığı için, bu lehçeler için görüşler değişmektedir.  Araştırmacılar ve halk tarafından bu lehçelerin isimleri konulmuştur. Bunun sonucunda da bazen lehçelerde birkaç aynı isim birlikte konulmuştur. Örneğin; Kuzey Kürdistan’da Kurmanci lehçesi, Doğu Kürdistan’da Şikaki, Güney Kürdistan’da Behdini, Kuzey Kürdıstan’da ise Kurmanci olarak bilinir. Dımılki-Zazaların içinde de Kirdasi ya da Kırmonci olarak adlandırılmaktadırlar. Güney Kürdistan Kurmanci lehçesi Doğu kürdistanda Mukri olarak, Batı kürdistan ve Kuzeyde, Behdinan’da Soranca olarak tanınır. Dillerin içinde en çok karıştırılan Gorani, Lori, Dımılki şiveleridirler. Bazılarını kendi başına bağımsız şiveler bazılarını da dil olarak görmektedirler.

Kürt dilini bağımsız bir şekilde görmek istemeyenler, her şehrin hatta her köyün konuşma dilini şive ya da lehçe olarak adlandırmaktadır. Nasıl ki tüm diller de lehçe ve şive vardır, Kürt dilinde de o şekilde vardır. Unutmayalım ki standartlık yazı dilinde de vardır, ancak şive dilinde bu yoktur. Siyasi müdahale ve statüden önce, standart dil gelişemez.

Ahmede Xane 17. YY’da geliştirdiği ünlü çalışmalarında, Mem ve Zin Kurmanci lehçesinde eserini üç şive ile paylaşmıştır. Biz bu sağlam tespitini aşağıdaki nakarattan gösterelim.

Boti ve Mehmet ve Sılıvi
Bazıları dilsiz bazıları altın ve gümüş. Ahmet Xanen’in bu şivesini Kurmanci için temel alabiliriz. Genel anlamda diğer şiveler üzerine yapılan araştırmaları şu şekilde sıralayabiliriz. Merkezi (orta) Kurmanci (Sorani): Süleymaniye, Mukri, Sıneyi. Kırmançki (Zazaki) Siverek ve Dersim şivesi.

Kemal Fuat ku li ser ziman û wêjeya Kurdî xebatên wî hene, zimanê Kurdî bi devok û zaravayan, wisa ji hev cuda dike.

Kuzey Kürtçesi (Kurmanci)

Orta Kürtçe (Sorani)

Güney Kürtçesi Gorani - Dmılki
  • Ciziri ve Botani
  • Afrini
  • Badini
  • Bayezidi
  • Hekari
  • Şengali
  • Şikaki
  • Erdelani
  • Germiyani
  • Mukri
  • Silmani
  • Sineyi
  • Sorani
  • Kirmaşani
  • Feyli
  • Kulyayi
  • Kelhori
  • Leki
  • Sincawi
  • Beyrewendi
  • Xaneqini
  • Gerusi
  • Bacelani
  • Gehwareyi
  • Hewramani
  • Kenuleyi
  • Zengeneyi