Dünya Anadil Günü Vesilesiyle Qamişlo’da bir çalıştay gerçekleşti

01

Bugün 21 Şubat Dünya Anadil Günü münasebetiyle Eğitim Araştırma Komitesi ve Kuzey ve Doğu Suriye Eğitim ve Öğretim Kurulu Qamişlo’da beraber bir çalıştay gerçekleştirdiler. Çalıştay iki esas konu üzerinde gerçekleşti: Bu konulardan birincisi; bölgesel ve uluslararası hukukta anadilde eğitim hakkı, ikincisi; Kuzey ve Doğu Suriye sistemin de çok kültürlü ve çokdilli eğitim.

Çalıştayın açılış konuşması Kuzey ve Doğu Suriye Eğitim Kurulu Eşbaşkanı Kevser Doko tarafından yapıldı. Doko kunuşmasında şunları dile getirdi: “Ulus devletin tek dil, tek bayrak, tek devlete dayalı siyaseti, birçok ulusun, toplumun ve topluluğun kendi anadillerin de yoksun kalmasına neden olmuştur. Bilindiği üzere, dünya genelinde binlerce dil yok edilmiş ve şimdi de binlerce dil yok olmayla karşı karşıya. Kimlik hakını elde etme ve varolma mücadelesi, dille başlar. Her ulusun bir dili var ve her toplum kendi diliyle tanılır. Kuzey ve Doğu Suriye’de dil mücadelemiz yıllardır devam etmektedir. Bölgenin tüm oluşumları bu çalışmayı beraber yürütmektedir. Bu oluşum Kürt, Arap, Ermeni ve Asur haklarının içine almaktadır. Dolayısınla şunu ifade edebiliriz; ‘Rojava’da en köklü devrim, dil devrimidir”

Her iki konuda hazırlanan belgeler, katılımcılara okundu. İlk önce Mısır’dan Mihemed Muxtar (barış ve insan hakları enstitü üyesi) online yoluyla katıldı ve çokdilliliğin korunması önemine değindi ve insanlık değerlerinin korunmasını talep etti. Sonra Enver Mislim (genel Anayasa da doktora sahibi) söz alarak şöyle dedi; ‘devletler arası kanunlar, bazı devletlerin bir araya gelerek kendi aralarında anlaştıkların bazı kanunlardır. Bu kanunlar yerel kanunlardan farklıdır. Bu devletler, anlaştkları kanunlarda anadil de eğitimin tüm hakların hakkı olduğunu söylemişlerdir. Fakat kimi bölge devletleri bu kanunları onaylamasına rağmen, bunları uygulamıyor ve bir çok ulusu ve toplumu bu haklardan mahrum bırakıyorlar.’    

Sînan Cûdî (hem gazeteci, hem de bir eğitim araştırmacısı) çalıştan hakkında konuştu ve şöyle dedi: “En temel sorun; ulus devlet sisteminin azınlıktaki ulusların ve halkların dilleri üzerine uyguladıkları soykırımcı uygulamalardır. Bu sorun çok derindir ve hiçbir bölgesel ve uluslar arası kanunlarda buna yer yoktur.”     

Basil Damin (Eğitim kurulu strateji ve araştırma bölümü üyesi): “Dünya Anadil Günü vesilesiyle bugün burda toplanmış bulunmaktayız. Misafir olarak bir çok aydın, siyasetçi ve hukukçu hazır bulunmakta. Amacımız bu gün vesilesiyle bölgede yaşayan tüm halkların dillerini kuruması adına, uluslararası kuruluşlara bir mektup iletmektir.”

Nûredîn Mihemed (genel rehberlîkte sorumludur), Rejim zamanında çektiği acıları bizimle paylaştı: “Biz çok acı çektik. Öğrenciyken, Rejim bize çok baskı uyguluyordu. Okula başladığımızda bize şöyle diyorlardı: ‘Arapça’dan başka bir dil konuşmak, yasaktır.’Bunu söylerken, Kürt dili söyleminide kullanmazlardı. Biz bu durumda çok acı çekiyorduk.”  

Tartışmalar devam etti ve çalıştay bir çok kararla sonuçlandı. Bazı kararların sizinle paylaşıyoruz:       

-Her halkın kendi dilinde eğitim görme hakkı vardır. Buna karşı duran totaliter ve otoriter rejimlerin karşısında duracağız.

-BM ve uluslararası mekanizmalara halkların çıkarını göz önünde bulundurması çağrısında bulunuyoruz.

-Anadilde eğitim konusunda sivil toplum kuruluşları daha aktif bir rol almalıdır.

-Bölgede yaşayan tüm halkların diline yer veren materyallerin tüm okullarda bulundurulmasına özen gösterilmelidir.

-Özerk Yönetim’den anadilde eğitim konusunda daha fazla destek alınmalıdır.

-Resmi ve özel kurumlarla büyük bir işbirliği ağı oluşturularak azınlıkların anadilde eğitim hakkına erişmesi sağlanmalıdır.