Etkin Eğitimin İkeleri

05

Öğrencilerin okula olan ilgisi gittikçe azalmaktadır. Bu durumun aşılması gerekir. Bilindiği üzere kurumların sürekliliği ve ilerlemesi, onların zamana ve ihtiyaçlara uygun örgütlendirilmesiyle ilgilidir. Bu durum eğitim kurumları için de geçerlidir. Kurumlar kendi etkinlik ve rollerini sürdürmek istiyorlarsa, çağa ve ihtiyaca uygun bir değişimi gerçekleştirmeliler. Eğitim etkinliğinden bahsedecek olursak;  klasik eğitimin ‘ öğretmen bilgi verir öğrenci ise alır ‘ anlayışından hareket eden eski yaklaşımları terk etmemiz gerekir. Etkinlik katılım ister, katılım ise paylaşımsız olmaz, paylaşım sorunları çözebileceği gibi iletişim dilini de geliştirir. Bu tarz yaklaşımlar hem eğitimi kolaylaştırır  hem de eğitime yönelik sevgiyi arttırır. Eğitime katkı suna bilecek bazı ilkeler sözkonusudur. Bu ilkeleri şu şekilde özetleye biliriz.  

Ortak Eylem

Öğretmen ve öğrenci ortak bir amaç için birlikte çalıştıklarında, öğrenme faaliyeti daha etkin gerçekleşir. Öğretme, modern eğitime göre sadece yardım etmektir. Öğretmenler, bir işin gerçekleşmesi için öğrencilere yardımcı olduklarında, aynı şekilde öğrenciler de bibirlerine nasıl yardım edeceklerini öğrenirler. Ortak eylem, öğretmen ve öğrenci arasında ve öğrencilerin kendi aralarında daha güçlü bir öğrenme isteğini açığa çıkartır. Anne ve babalar da  aile ortamında kendi çocuklarıyla bu yöntemi uygulaya bilirler. Bu durum, eğitimin tüm aşamalarında, yani okul öncesinden üniversiteye kadar gerçekleşebilir. Aynı şekide bu, eğiticilerin eğitiminde, yine farklı kurumlarda çalışan görevlilerin eğitilmesinde ve geliştirmesinde de gerçekleşebilir.        

Diyalog Yöntemi

Düşünmek, düşünceleri kurma gücü, onları dönüştürme ve ifade etmek, diyalog yoluyla  daha iyi gerçekleşir. Öğretmen, öğrenciyi dinler ve ne diyeceğini anlamaya çalışır. Sonra öğrenciye yardımcı olmak amacıyla doğrudan cevapları verir. Bu yöntem anne ve çocuklar arasında da gerçekleşebilir, yüksek öğretim seminerlerinde de gerçekleşebilir. Burada öğretmen okulun resmi bilgileri ve öğrencilerin yaşamsal ve toplumsal bilgilerini birbirine bağlar.

Öğüt vermek otoriteyi gösterir, diyalog ise eşitlik anlamına gelir. Eğitimde diyalog klasik derslerden çok farklıdır. Diyaloğu kullanan öğretmene göre öğrencilerin cevapları eğiticiden farklıdır. Bu diyalog yoluyla öğrencilerin becerisi, gücü, değer ve kültürü açığa çıkar. Bu tarz bir eğitimde öğrencide  gücü oranında öğretmene yardımcı olur.   

Müfredat Yoluyla Dili Geliştirme

Anlamlı bir diyalog yoluyla dilin sorunların çözümünde, akademik ve şive dilinin kullanılması gibi tüm aşamalarda öne çıkartılması gerekir. Okullarda resmi dilin kullanma şekli, bazen öğrenciler tarafından anlaşılmıyor. Diyaloğa dayalı öğretme sürekliliği, akademik dilin yaşamsal dille bir olmasına yol açacaktır.

Okuma ve yazma okul başarısı için temel ihtiyaçlardır. Fikir ve okul bilgileri dilden kopamazlar. Güncel toplumsal dil, akademik resmi dil ve okuların kitap sözlükleri okulun başarısı için önemli faktörlerdir.  

Dilin geliştirilmesi bilimsel, matematik, tarih, sanat ve edebiyat gibi her türlü eğitim dilleri için de geçerlidir. Matematiğin etkin bir şekilde öğrenilmesi, matematik dilin konuşma gücüyle bağlantılıdır. Okuma ve yazma, tartışmak ve dinleme tüm branşlarda öğretilebilirler. Tüm branşlar ikinci bir dil olarak öğretilebilirler.    

Okulun Öğrenci Yaşamıyla İlişkisi

Okul eğitimleri en iyi şekilde anlamlı günlük aktiviteler yoluyla amacına ulaşır. Bu aktiviteler yeni bilgileri geliştirmek için, kendini bilgi düzeyi ve öğrenci becerisine dayandırır. Bu yöntem, öğrencide özgüveni geliştirir ve daha başarılı olmasını sağlar.  

Yeni öğrenimi eski bilgilerle birleştirmek, kavrama anlamına gelir. Bu, iletişimin gerçekleşmesinde öğrenciye yardımcı olmakta, yeni bilgi edinmesine yol açmakta ve onun öğrenme aktivitelerine katılımını yükseltmektedir. Eğer öğrencinin okul öğrenimi onun şahsi, ailevi ve toplumsal tecrübesiyle birleşirse, o zaman öğrenme anlamlı olur. Etkin eğitim, okulda alınan soyut bilgilerin günlük yaşama geçirilmesine yardımcı olur. Anne ve baba yardımı iletişim, konuşma ve öğrenme gibi uygun kalıplara yol açabilir. Bu da okumayı, yazmayı, aritmetiği ve bilgiyi tüm öğrenciler için anlamlı kılacaktır.     

Kompleks Düşünmeyi Öğretme

Okullarda ders ve sınavlarda öğrencileri aynı sevyede görmek, en çok görülen yanlışlardan birtanesidir. Bu yaklaşım, bir çok öğrenciyi yüksek okuma aşamalarından yoksun bırakmaktadır.

Öğrencilerin tekrara ve ezbere dayalı öğrenme biçimlerine ihtiyaçları yoktur, onların analiz ve düşünmeyi içine alan bir eğitime ihtiyaçları vardır. Bu, dilbilgisini yada matematik kanunlarını hiçe sayma anlamına gelmiyor ve bu aşamayı geçmek, anlamlı konuların daha derin alanlarını keşfetmek olacaktır. Öğrencilerin eğitilmesinde kompleks düşünmenin çok üslubu vardır, örneğin; iki dilli müfredat tek dilli müfredattan daha fazla öğrenme zorluğunu ortaya çıkarmaktadır.  

Yaşamın, toplumsal kültürün ve gençlerin düşünme kalıpları, sürekli değişmektedir. Dolayısıyla eğitim sistemi eski kalıbını koruyorsa ve modern ihtiyaçlara göre kendisini değiştirmez ise, öğrencilerin ihtiyacını karşılayamaz ve bu öğrenci ile eğitim sistemi arasında büyük bir boşluğa neden olur. Biz bu boşluğu ne kadar küçültürsek, hedeflerimizi gerçekleştirmeye o kadar yakın oluruz. Dolayısıyla ayrı ayrı kurumlarla işbirliğine ihtiyaç vardır, aynı şekide aile, okul ve yönetici sistemle birlikte bilinçli, iradeli, becerikli ve toplumun gelişmesine öncülük edebilecek bir kuşağın gelişmesine ihtiyaç vardır.     

Rûbar Mihemed