Palton’un Eğitim Felsefesi

platon

Eğitimde Platon’un felsefesi dikat çekicidir. Hala da düşünürler bu eğitim felsefesi üzerine araştırma yapıp tartışmaktadırlar. Fakat ilginç olan Platon’un bu eğitim teorisinin modern toplumdaki ilke ve inançları nasıl etkilediğdidir? Bu hususlara geçmeden önce, bu teorinin niteliğini ve Platon’un önerdiği toplumun eğitim çerçevesini ele almak yararlı olacaktır.

 Platon’un Eğitim Felsefesi nedir?

Platon’a göre eğitim felsefesi, eski Atina için geniş ve ayrıntılı bir eğitim modelidir. Bunun bir çok yönü var ve düşünürler sonsuza dek tartışa bilirler. Fakat bununla beraber kolay bir amacı daha var ve Platon felsefesiyle tamamen özdeş bir fikirdir bu, o da: “ Toplum ve birey olarak iyiliğe, doyuma ve mutluluğa (eudaimonia) ulaşmak.”   

Platon’a göre; insanların iyi yaşamayı öğrenmeleri için eğitime ihtiyaç vardır. İnsanların sadece ilim ve matematik gibi konuları öğrenmesi yetmez. Yanı sıra   insanların yiğit, akılcı ve adil olmaları gerekir. Böylelikle  insanlar daha hazırlıklı hale gelebilir ve sonuç alıcı bir hayatı yaşaya bilirler. Bununla birlikte, eğitimli ve sonuç alıcı bireyi yaratmak, topluma büyük bir fayda sağlayacaktır.      

Platon, toplumun ilerleye bilmesi ve iyiliğe doğru gitmesi düşüncesinden hareketle, iyi öncüler yetiştirmek istiyordu. Platon, ‘savunucu’ olarak nitelediği kişileri, eğitim yoluyla yetiştirmeyi öneriyordu. Toplumu yönetebilecek en uygun kişilerin, bunlar (filozof krallar) olduğuna inanıyordu. Platon kendi eğitim modeliyle bireyin gerçekleşmesini ve toplumun iyileşmesini gerçekleşmesini amaçlamaktaydı. Her ikisi de, eudaimonia durumunu gerçekleştimek içindir. Peki bunu gerçekleştirmek için Platon’un önerisi ne?        

Platon, Athena eğitim sisteminin devlet konrolünde olmasını istiyordu. Sparta eğitiminin Platon üzerinedeki etkisinin anlamak için, bu nokta iyi bir başlangıçtır. Sparta toplumu fiziki ve güçlü bir eğitim yoluyla devlete hizmet etmek amacıyla savaşçı yetiştiriyordu. Platon bu modeli sevmesine karşılık, okuma ve yazma yönünü eksik buldu ve kendisi eğitimle hem beden hem de zihinle uğraşmayı temel aldı.

Müfredat

Bu teori için bir müfredat önerilir. Bu müfredat, yaşı çok küçük olan çoçuklarla başlıyor ve yaşı 50’ye ulaşmış bazı kişiler için de geçerlidir. Bu, iki bölüme ayrılmış: İlk eğitim ve yüksek eğitim.

İlk Eğitim

İlk eğitim 20 yaşına kadar sürer. Öncelikli olarak çoçukların beden eğitimini almaları gerekir. Bu, 10 yaşa kadar devam etmesi lazım. Bu, çocukların sağlıklı kalmaları ve hastalıklara karşı daha güçlü direnmeleri için gereklidir. Sonrasında çocukların müzik, edebiyat ve sanat eğitimini görmeleri gerekir. Platon’a göre bu konu çocukların kişiliğini oluşturacaktır. Sanat, ahlak ve iyilik eğitimi için bir araç olacaktır. Ayrıca konunun dengesini ele aldığımızda, bir çok pratik branşlar verilir. Örnek olarak; matematik, tarih ve bilim buna dahildir.

İlk eğitim, çocuk kişiliğinin gelişe bilmesi için, çok önemli bir süreçtir. Bu eğitimin dayatılmaması lazım. Eğer dayatma olursa bu, insanların kişiliğini bağlaya bilir ve kendisine uzak bir kişiliği ortaya çıkartabilir. Doğal olan çocuk becerisi ve yeteneği etkilenmeden gelişebilmesi için, çocukların özgür bırakılması lazım. Bu durum, onların en uygun mesleği seçmeleri ve gelecekteki kişilik şekillenmesini belirleyebilir.       

Yüksek Eğitim

Müfredatta ikinci aşama yüksek eğitim olarak isimlendirilir. Bu aşamada 20 yaşına gelmiş kişilerin yüksek eğitime geçmeleri için, bir testten geçmeleri gerekir. Bu aşamadan sonra gelecek on yıllık süreçte astronomi ve geometri gibi ileri düzeydeki branşları okur ve sonrasında başka bir teste geçilir. Bu testen sonra başka bir eğitime katılıp yada katılmayacağı netleşir.

Eğitim sisteminde kalanlar, sürekli olarak yeni ve daha ileri düzeydeki konuları görürler. Sınavlarda ölçülere uymayanlar, eğitimden uzaklaştırılır. Bu, 50 yaşa kadar devam eder. Kişi bu eğitim aşamasını ulaştığında, önemli bir görevi üstlenmesi için yetenekli ve başarılı görülür. O kişi artık ‘ devlet savunucusu’ olarak kabul edilir. Adil ve ahlaklı bir toplumu yönetebilecek en uygun kişiler, onlardır. ‘Filozof krallardırlar.’ Bu yaklaşım ve teori, toplum kendini iyiliğe ulaştırması için Platon’un doğru eğitim yöntemini gösterir.

Belli bir aşamadan sonra eğitimi bırakanlar, yeteneklerine göre bir işi yada mesleği bulurlar. Yine de bunlar sadece eğitimle toplumda olumlu bir etki yarata bilirler ve bu, onların kendilerini gerçekleştirme konumuna ulaştırabilir. Savunucu olan kişiler, devlet çıkarları için bu görüşleri daha geniş alanlarda gerçekleştirme çabası içerisinde olmaları gerekir. Platon kendi özel okuluyla- akademisiyle eğitim felsefesini pratiğe geçirdi.             

Akademi

Antik Yunan filozofu, ilk yüksek eğitim enstitüsünü kurdu. Bu da günümüzde bildiğimiz üniversitedir. Akademi bir eğitim kurumuydu ve Platon bunu kendi eğitim modeliyle toplumda denemek ve gerçekleştirmek istedi. Temel amacı, insanları daha iyi yaşayabilmeleri için eğitmek ve toplum için krallar yetiştirmekti. Günümüzde çoğunlukla klasik felsefenin sembolü olarak görülür.

Akademi, içinde Platon felsefesini öğretmek için bir okul olarak kurulmuştu. Farklı konuları insanlara öğretirdi, ahlaklı ve adil bir şehri yönetmek amacıyla, en becerikli ve yetenekli olan kişileri seçmek için çalışırdı. Platon’un fikirlerinin ne olduğunu ve toplumda nasıl pratikleştirildiğini gördük. Fakat tüm bunlar ne anlama geliyor? Platon, böylesi bir eğitim için neden ısrar etti?

Teorik Yorumu

Platon’un eğitim felsefesi, uğraştığı her şeyi kazanmak üzerineydi. Dolayısıyla mutlu, adil ve rol sahibi bir devlet için çabalardı. O, örgütlü eğitimin toplum ve insanın gelişmesinde pozitif rol oynayabileceğine inanırdı. Böylece yeterli ve daha iyi bir ortam için, birey ve toplum adil ve ideal bir devlet için daha hazırlıklı olacaklar. Platon’un eğitim felsefesi herkes için ortak iyiliği geliştirir ve bunun için çalışır.

Bazıları bu eğitim çatısının tüm aşamalarını geçemezler, fakat bu o kadar da önemli değildir. Eğer bir kişi bir aşamayı geçemiyorsa, o artık toplumda başka bir görev için hazırdır. O, artık bu görevi yerine getirebilmek için çabalarına yol verecek ve nihayetinde nitelikli bir yaşam için çalışacak. Eğitimin bütün aşamalarından geçen ve sonrasında savunucu olanlar, filozofların kendisidir. Bunlar toplumda en bilge, en akıllı ve adil olanlardır. Platon, toplumu varolan politik yetkililerden kurtarmak istiyordu. Adil bir devlet yönetimi için en uygun kişileri bu politik yetkililerin yerine geçmesi için çabalardı ve aynı zamanda herkesin ortak çıkarlarıyla ilgilenirdi. Platon’a göre bunu sadece filozoflar yapabilir.         

Platon’un Eğitim Felsefesi Neden Modern Toplumla İlişkilidir?

Eğitim sistemi, her kesin aynı eğitime ulaşabilmesi üzerine kurulmuştu. Temelin de birey eşitliği vardır. Bu da bireyin şenlenmesine yol açardı ve bireyin yönünü pozitif etkisi olan bir yaşama yönlendirirdi ve onların olgun bir duruma getirmeyi ümit ederdi.

O, her kesin özgürlüğe sahip olduğunu söylerdi ve bu özellik, modern demokrasi için tartışmalı bir formun zeminini oluşturdu. Öğretmenlerin görevi sadece istedikleri bilgileri öğrencilere vermek değildir, temel görevleri; öğrencileri iyi olması için kendilerini sorumlu görmek ve onlarla ilgilenmektir. Aynı şekilde savunucu her kes için derin bir ilgilenme pozisyonda olma amacını güder. Bütün bunlar insanların Platon’un nihayi amacına ulaşılması için, rehber niteliğindedir.    

 

Rûbar Mihemed