Bir Özgür ve Demokratik Okul Örneği

01

Bu yazı iki parçadan oluşan bir video zincirden alınmıştır: ‘’ özgür - demokratik okullardan, özgür ve demokratik  topluma doğru ‘’ ( ingilizceden, 2019 ) , birinci bölüm ‘‘https://youtu.be/KjYELKhtDJ8’ , özgür okulları tanımlamakta ve bu okulları temel alan kişi veya kurumların demokratik ve özgür bir topluma ulaşmaları bakımından geniş bir perspektiften hareket etmeleri gerektiğine dikkat çekmektedir.

İkinci bölüm ‘https://youtu.be/5mlQCGSlgXo’ , birinci bölüme göre  özgür ve demokratik okulların ortak demokratik değerlerini temel alan toplumlar nasıl olurlar? Bu video amerikan halkına uygun hazırlanmıştır, ancak kürdistan da  demokratik toplumlar gerçek manada pratikleşmektedir. Bu bağlamda, bu makale dünyada çapıda devletçi sisteme karşı bir örnek ve alternatif niteliğindedir.

         Burada öğrenci ve öğretmen yönetimi ve okul kuralları

Demokratik ve özgür okullar üzerine bir önsöz

Eğitim dışında insanda tutku uyandıran çok az konu vardır. Amerika da eğitim sisteminde yaşanan sorunlardan rahatsız olmayan ve eleştirmeyen birisine rastlamak güçtür. Eğitim politikalarının değiştirilmesi yönünde binlerce sistem içi arayış sözkonusudur, ancak, kendi kendini yönetmeye dayalı eğitim hareketi gerçekleştirdiği radikal dönüşümlerle sistemi kalbinden vurmaktadır. Bu hareketin en temel özelliği öğrenci, öğretmen ve görevliler arasında gerçek demokrasiyi ve oraklaşmayı gerçekleştirmek istemesidir. Böylesi okullar dünyanın birçok yerinde bulunmaktadır. Konu bağlamında Amerika da, yaşamakta olduğum bölgede de son yıllarda bir ilerleme gözlemlenmektedir.  Bu makalemde, gelişmekte olan bu akımı işleyeceğim, ancak kendi kendine öğrenimin incelenmeye değer birçok örneği sözkonosudur. Bu makaleyle sözkonusu örneklerden bihaber olan insanlara, temel ayakları üzerinden demokratik öğrenimi paylaşmaya çalışacağım.

  Özgür ve demokratik okullar nedir?

Özgür ve demokratik okulların temel teorisi, çocukların gönüllü ve doğal öğrenciler olduğu fikrine dayanıyor, doğları gereği merak sahibi ve yaratıcıdırlar, bu okullarda, kendilerine etki edebilecek tüm kararlar bağlamında özerk ve özgürdürler. Böylesi bir zemine sahip olduklarında, hayat boyu öğrenmeyi seçeceklerdir. Klasik okullarda tek düzelik, otorite ve katı kurallar sözkonusudur, bu okullar, gençlerin doğal merak ve duygularını bastırmaktan öte bir rol oynamamaktalar.  

Özgür ve demokratik okullar bu durumu, bazı temel ilkeler ışığında değiştirmeyi amaçlamaktadır:

  • Doğrudan damokrasi ve toplumun kollektif gücü
  • Otoriteye değil, rehberliğe dayalı yönetim
  • Oyunu kucaklamak
  • Bireyin duygu ve tutkularını keşfetmesi için tam özgürlük

Bu ilkeleri sırasıyla açalım:

  1. Doğrudan damokrasi ve toplumun kollektif gücü

Demokratik okullarda yönetmenlik boş bir sayfa ile başlar, zamanla doldurulur, ekleme, çıkarma ve değişimler yapılır, öğrenci ve görevliler okula dair alınacak tüm kararlarda( okulun dizayn edilmesi ,kabul politikası, maliyenin nasıl karşılanacağı ve harcanacağı, işe alma - çıkarılma ve ortaklaşa belirlenmiş kuralların çiğnenmesi durumunda verilecek cezaya dek )  söz sahibidir.  Demokratik okulların çoğu, alınacak kararların çoğunluğun hükmüyle değil, oy birliğiyle alınması taraftarıdır. Karar alma süreçlerinde müdür ve yürütme kurulu  gibi kural koyucu kişi ve ara yapılar sözkonusu değildir.

        Düşünülenin aksine, deneyimlerime göre kurallar çocukların görüş, öneri ve onayı sonucu belirlendiğinden kargaşa oldukça azalmakta ve kurallara daha çok bağlı kalınmaktadır. Çocuklar, görevlilerle ilişkilerinde de sözkonusu kurallardan sorumludurlar. Böylece okulu daha çok kendilerine ait hissetmekte ve okulda kalma istekleri artmaktadır. Öğrencilerin yaz tatilini bile okulda geçirmek istediği bir başka okul varmıdır acaba? İçinde yer aldığım özgür ve demokratik okul, böylesi bir gerçekliğe sahiptir.

      Doğru ve sağlıklı toplumlarda kararlar hiyerarşik tarzda değil, tüm toplumun katılımıyla alınır. Gerçek bir eşitlik temelinde yönetime katılım, arkadaşlığında temel şartıdır.   Her kesin karar alma süreçlerine doğrudan katıldığı ve yönetim erkinin ortaklaştırıldığı bir toplumda, toplumsal ve insani ilişkiler güçlü ve derin olur, yanı sıra, gerçek bir eşitlik iklimi de sağlanmış  olur.

      Süreklilik gerektiren bu ortaklaşmada, ayrımcılığa yol açan davranışlara ödül verilmez. Tecrübesini yaşadığım özgür ve demokratik okullar öğrencilere herkesin arkadaş olabileceği, öğrenime ortak olabileceği ve paylaşmaşmayı düşündüğün büyük fikre destek olabileceği duygusunu aşılamaktadır. Bu, sınav sistemi ve ve rekabet duygusuna dayalı gelişkin okullardan son derece uzak bir durumdur, bu okullarda, öğrenciler bir birilerini tehdit olarak görmekte ve kendilerine bilginin paylaşılmaması, herkesten saklanılması gereken bir şey olduğu öğütlenmektedir. Bu rekabet ortamına katılanların sayısı arttıkça, şiddete eğilim ve toplum karşıtı davranılarda da bir artış meydana gelecektir. Her okulda olduğu üzere, özgür okullarda da şiddete eğilimin olabileceğini kabul ediyorum, şiddete eğilimi ortadan kaldırma ihtimalinden bahsetmek istemiyorum ancak, güçlü demokratik bir kültürün gelişmesi halinde şiddete eğilimin oldukça azalacağını iddia ediyorum.

      Bu okullar, doğrudan demokrasiyi oturtarak toplumsal yaşamda demokrasinin oturtulmasına da öncülük etmekteler. Burada, salt öğrencilerle çalışanlar arasında değil, çalışanların kendi içinde de demokratik ilişkileri geliştirmeyi amaçlamaktayım. Çalışanlar kendi toplantılarını yapar, okulun kendilerini ilgilendiren tüm alanlarına yönelik demokratik kararlar ( çalışma zamanı ve kendi fonları gibi) alırlar. Öğrencilerin, okul bütçesine yönelik görüş ve söz sahibi olmalarını sağlamak üzere, sözkonusu kararları, okulun genel toplantısına da aktarırlar. Amacımız, burada öğrencilere verilmek istenen mesajı tüm okul kurucularının görmelerini sağlamaktır, yanısıra, burada demokrasinin bir araç değil, okulun gerçek manada demokratik temelde yürütüldüğünü göstermektir. Yetişkinlerin ortak yönetime katıldığı ortamlarda da, çocuklar yetişkinleri birer yol gösterici olarak görmekte,  çalışanlar arasında gözlemlenen hiyarerşik ilişki çocuklara gerçek dünyanın öyle olmadığı, radikal demokrasinin çocuk oyuncağından ibaret olduğu yönünde bir mesaj verebilir.

      Özgür okul hareketinin yanı sıra, demokratik temelde yürütülen işletmelerde söz konusudur. Ortak çalışma, yönetim ve ekonomik yaşama yönelik ortak kararların alındığı yaygın kooperatif örnekleri bulunmaktadır.  İşçi- işveren sisteminin hakim olduğu toplumda, demokratik-kominal yaşamın eğilim ve pratikleri de var olagelmiştir.  Demokrasinin öncüleri-uygulayıcıları olamak istiyorsak, demokratik ilişkiyi sadece eğitim alanıyla sınırlı değil,  çalışma ve yönetim biçiminde de sağlamamız gerekiyor. Birçok okul bunu başarmaktadır dahası, işe demokratik yönetimin inşası ile başlamışlardır. Kendilerini okul kurucu olkarak gören görevlilerin, demokratik okul ve yönetim modelini geliştirmeleri önünde en ufak bir engel bulunmamaktadır.

  1. Otoriteye değil, rehberliğe dayalı yönetim

Güçlü ve eşit toplum, asla yönetimsiz değildir. Eşitlik, her bireyin özel tutku ve becerilere sahip olduğunu kabul eder, benzersiz becerilere sahip bireyleri ise diğerlerinden üstün konumda tutmaz. Özgür ve demokratik okullar, her öğrenci ve çalışanın becerilerini açığa çıkarmasına ve yönetim erkinde rol almasına olanak tanır ancak, bunun kalıcı bir otoriteye dönüşmemesi önemlidir. Demokratik okullarda, öğretmek salt yetişkin bireylerin işi değildir.

  1. Oyunu kucaklamak

Oyun, doğal ve faydalı bir insan etkinliğidir, yanı sıra, ders aralarına sıkıştırılacak bir olgu değildir. Özgür oyun çocuklarda yardımlaşma duygusunun gelişmesi, rıza gösterme, toplumsal sorumluluk ve hayallerinin gelişmesi bakımından son derece faydalıdır. Oyunu çalışmanın dışında tutan ve evde yapılması gereken bir şey olarak gören klasik eğitimin aksine, demokratik okullar, oyun çeşitleri ve mekan bakımından sınır koymaz.  Yetişkin bireyler, çocukları yararlı oyunlara teşfik etme noktasında çaba sarf etmemekteler. Bu bizler açısından bir ölçü olamaz. Çocukların oyun faaliyetine müdahil olan yetişkinlerin sayısı arttıkça, çocukların oyunda ki yaratıcılıkları azalır.  Demokratik okullarda, çocuklardan talep gelmediği  sürece yetişkinler çocukların oyun faaliyetlerine katılamamaktalar. Oyun bizlere, ilişkilenerek nasıl eğleneceğimizi,  bir birimizin isteklerine uyum sağlamayı, takım ruhuyla çalışmayı ve eşitliği teşfik eder. Bir kişi ağaç evinin sahibi olursa, herkes oyunu terkedecektir.

  1. Bireyin duygu ve tutkularını keşfetmesi için tam özgürlük

 

Belirli bir müfredat olmasa bile, özgür  ve demokratik okullar öğrenim yerleridir. Öğrenciler,  öğrenmeleri gerektiği düşünülen ‘temel’ bilimi almaz, sınava tabi tutulmaz, derecelendirilmez ve ödevileriyle evlerine dönmezler. Sınıflar genelde öğrenci ve öğretmenlerin özel ilgilerine göre hazırlanır, ( öğretmen veya öğrenciler ders verebilir) ancak her ikisine de gerek yoktur. Öğrenci, okul ortamında sadece bir sınıfa bağlı hareket etmez, özgürdür. Bu anlayışın temelinde, çocukların tutku ve isteklerini keşfetmeleri, taşıdıkları merakı en üst sevyede gidermeleri gayesinden hareketle tam özgürlük kavramı yatıyor. Çocukların belirledikleri yolda ilerlemesi açısından, görevlilerin işi kaynak bulmada öğrencilere yardımcı olmaktır. Bu, (örne kerpiçten ev inşaa etmek gibi) çocuklara ilgi alanlarına göre yardımcı olmayı, kitap bulmayi, film ve ilgili internet sayfalarına ulaşmalarını sağlamayı, uzmanlarla ilişkiye geçmelerini (örneğin: yaşlı birinin bir bilgiyi paylaşması gibi) sağlamayı, ya da ilgi duydukları herhangi bir alanda (kerpiçten evin yapımında çocuklarla ortak işe koyulmak gibi) yardımlarda bulunmak anlamına geliyor. Böylece, öğretmenler yol gösterici olmaktan çok, birer danışman haline gelirler. Klasik eğitimin aksine, demokratik okulklarda çocuklar, sevmedikleri, istemedikleri her hangi bir konuda öğrenime zorlanmazlar, kabul edilebilir hiçbir bilim yada eylem için, önceden belirlenmiş her hangi bir ölçü bulunmamaktadır. Bu bağlamda ki tüm kararlar öğrenciler, görevliler vb. gibi topluluğun geniş katılımıyla alınır.

                Özet biçiminde de olsa, bu modelin temel özelliklerini ortaya koydum. Bu durum ölçüye, değerlendirme ve istatistiğe dayanan klasik eğitim dünyasına hayli uzak olduğundan birçok insan söylenenleri hayal etmekte ve anlamakta zorlanacaktır. Ilginizi çektiyse, Vimeo'dan kiralayabileceğiniz ya da satın alabileceğiniz “School Circles” adlı belgeseli ve Youtube'da ücretsiz olarak bulabileceğiniz “EN İYİ ÖZGÜRLÜK” başlığı altında uzun metrajlı filmi “Summerhill” i kesinlikle tavsiye ederim. HİÇ FİLM!”. Bu okulların bulunduğu bir ülkede yaşıyorsanız, yerel demokratik okulunuzu, Sudbury okulunuzu veya benzer modeli ziyaret etmenin yerini hiçbir şey tutamaz. Genel olarak, önceden haber verildiği takdirde, söz konusu okullar, sizlere bu okullarda bir gezi yapmanız açısından yardımcı olacaklardır.

                Demokratik özgür okul modeli beklentilerinizi karşılayacak biçimde  yapılandırılmamış görünse bile, eğitim alanında radikal düşünceleri olan insanların fikirlerinden  yararlabileceğiniz kanısındayım. Ayrıca, ilerici eğitimin herhangi bir savunucusunun demokratik özgür okulların teori ve uygulamalarından öğrenebileceği çok şey var.

 

Bu model herkes için işe uygun olmayabilir ve nihayetinde ideal bir eğitim sistemi, her tür öğrencinin ihtiyaçlarını karşılamak için eşit olarak finanse edilen birçok eğitim modeli sunacaktır. Güneydoğu Meksika'daki Zapatistalar “birçok dünyanın sığdığı bir dünyayı” savunuyorlar ve bence bu eğitim için de iyi bir kılavuz. Nerede durduğunuza bakılmaksızın,  öğrencilere ve öğretmenlere sınıfta daha fazla özerklik veren bir eğitim modeli arıyorsanız, göz önünde bulundurmanız için bu dört ilke, size bazı seçenekler sunabilir. Herkesin, demokratik özgür okulların uyguladığı dört ilkenin tamamını derhal uygulaması gerektiğini düşünmüyorum, ancak tüm okulların bu ilkelerin her birinin bazı yönlerini uygulamaktan yararlanabileceğini düşünüyorum. Öğrenciler için gerçekten iyi bir eğitim sistemi istiyorsak, öğrencilere güvenerek başlamalıyız. Bu ilkeler, bu güveni hayata geçirmek için tek bir modelin girişimidir.

Ian Campbell